TTB: Sağlıkta sermayenin kâr ihtiyacı esas alınıyor

Sağlıktaki yıkım, sağlık alanındaki tekelerin çıkarları esas alınarak hayata geçirilen şehir hastaneleri ve acil hizmetlerdeki 24 saat sınırlaması ile sürüyor.

Sağlığı bir rant aracı olarak gören sermaye hükümetinin bu alandaki yıkım saldırıları her geçen gün artarak devam diyor.

Bin bir güzelleme ile gündeme getirilen şehir hastaneleri ile acil sağlık hizmetlerine getirilen 24 saat sınırlaması, sağlık hizmetine ulaşmayı iyice zorlaştıracak.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlığı sermayeye peşkeş çekmeye hizmet eden bu adımların paralı sağlık uygulamalarını daha da derinleştireceğine dikkat çekerken, çok sayıda sağlık hizmetinin daha paralı kapsama alınacağını açıkladı.

Sağlık tekellerinin çıkarları esas alınıyor

Sağlık Bakanlığı tarafından 12 Şubat’ta değiştirilen Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik konusunda Danıştay’a iptal başvurusu yaptığını açıklayan TTB, tamamen sağlıktaki tekellerin çıkarlarının esas alındığını belirtti.

TTB açıklamasında özetle şunlar dile getirildi:

“* Yan dal uzmanı olan hekimlerin,  sahip oldukları uzmanlık diplomalarına dayalı olarak sağlık kuruluşlarında mesleklerini icra etme olanaklarının yasal dayanağı olmaksızın kısıtlanmasına ilişkin değişikliğin,

* Sağlık kuruluşları tarafından kayıt altına alınan kişisel sağlık verilerinin hastanın rızası aranmaksızın sınırsız biçimde toplanmasına, anonim hale getirilememesine dair düzenlemenin,

* Birden çok ilde çalışmayı toplum yararı, sağlık hakkı, bilimsel gerekçeler ve hekimin özlük haklarına aykırı olarak sağlık sermayesinin kar ihtiyacına yönelik olarak işverenin çalıştırma yetkisi biçimde  düzenleyen değişikliğin,

* Özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipleri, işin iyi yapılması ve hekimlerin çalışma hakkını yok sayarak, sağlık sermayesinin iradesini belirleyici kılarak başka bir özel hastanede nöbet tutturma şeklinde sınırlayan düzenlemenin,

* Özel hastanede çalışanların bir başka sağlık kuruluşunda çalışabilmesini, işin iyi yapılması ve hekimin iradesini esas alarak değil sağlık sermayesinin isteğine tabi kılan “ kurumsal sözleşme düzenleme” zorunluluğunun,

* Ayakta Teşhis Ve Tedavi Merkezlerinde Yapılabilecek ve Yapılamayacak İşlemler Listesinin hastaların yararını, güvenli işlem gerekliliğine ilişkin bilimsel süreçleri işletmeden  değiştirip sınırlandıran düzenlemelerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istenmiştir.”

Şehir hastaneleri yeni sorunlar doğuracak

20 Ocak’ta gerçekleştirilen Tedavi Hizmetlerinde Gizli Özelleştirme: Şehir Hastaneleri Çalıştayı’nın sonuç raporunda ise hastalardan alınacak katkı paylarının artmasının yanı sıra birçok sağlık hizmetinin de paralı hale getirileceğin dikkat çekildi.

Şehir hastaneleri için yapılacak 18 projenin toplam 60 milyar doları bulacağı ve öngörülen 32 projenin mali yükünün ise çok daha ağır olacağı belirtildi.

Çalıştayın sonuç raporunda özetle şu açıklamalar yer aldı:

* Hastalardan alınan katkı-katılım payları ileride daha da artabilecek

* Daha fazla sağlık hizmeti teminat paketi dışına alınarak çok sayıda sağlık hizmeti paralı hal getirilebilecek

* Şehir hastanelerinde fark ücreti getirilmesi öngörülüyor

* Kamu hastanelerinin şehir dışına çıkması ile şehir içinde özel hastanelere büyük bir rant kapısı açılacak

* Şehir hastanelerinde hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının ortak kullanma mekânları bulunmuyor. Bu durum sağlık çalışanlarının birlikte iş üretme, yapılan işi değerlendirme ve öneri alma olanaklarını imkânsız hale getiriyor. Nitelikli sağlık hizmeti vermenin önünde önemli bir engel oluşturuyor

* Şehir hastanelerinin büyük kapalı alanları acil hastalara ulaşmada önemli zaman kaybına yol açıyor

* Şehir hastanelerinde hasta ve yatak sayılarının artmasına rağmen hekim ve diğer sağlık çalışanlarının sayısı artmadı. Bu durum iş yükünün artmasına ve buna bağlı olarak sorunların yaşanmasına neden oldu.